Türkiye'de Düşük Doğurganlık: Nedenler, Sonuçlar ve Politika Önerileri

2023 yılı toplam doğurganlık hızının 1,5 olduğunun açıklanmasının ardından, doğurganlık düşüşü Türkiye’nin önemli bir gündem maddesi haline geldi. Nüfusbilim Derneği olarak bu güncel tartışma bağlamında, doğurganlığın düşmesi ve düşük toplam doğurganlık hızının ne anlama geldiği, neden her zaman nüfus azalmasına yol açmayacağı gibi konuları ele almak; bu duruma yönelik politika önerileri geliştirmek ve bu politikaların kadınlar başta olmak üzere insan haklarına uygun bir şekilde hayata geçirilmesini sağlamanın önemine dikkat çekmek istedik.

Düşük Toplam Doğurganlık Hızı Nedir?

Düşük Toplam Doğurganlık Hızı, ya da kısaca düşük doğurganlık, kadın başına düşen ortalama çocuk sayısının nüfusun yenilenme düzeyinin altına düşmesidir. Yenilenme düzeyi genellikle 2,1 çocuk olarak kabul edilir, çünkü bu seviye, bir kuşak boyu sürdüğü takdirde nüfusun kendini yenileyerek sabit bir büyüklükte kalması için gerekli olan düzeydir. Türkiye’de toplam doğurganlık hızı son 10 yıl içinde yenilenme düzeyinin altında yıldan yıla azalarak 2023 yılında 1,5 seviyesine geriledi. Üstelik Türkiye’de son yıllarda gözlenen bu düşüş, sadece büyük kentlere özgü olmadı, Türkiye geneline yayıldı.

Düşük Doğurganlığın Dönem Etkisi Ne Anlama Gelir?

Doğurganlıktaki değişimin kalıcı sonuçları ancak bir kuşaktan diğerine uzun yıllar içerisinde gözlemlenebilir. Yıllık hesaplanan doğurganlık hızlarındaki değişiklikler ise dönemsel etkilere bağlıdır. Ekonomik krizler, doğal afetler, salgın hastalıklar gibi olaylar doğurganlık hızlarını geçici olarak etkileyebilir. Bu etkiler ortadan kalktığında doğurganlık hızı dalgalanma gösterebilir. Bu nedenle, düşük doğurganlık verilerini değerlendirirken dönemsel etkileri göz önünde bulundurmak gerekir.  Örneğin, Türkiye’de son yıllarda yaşanan ekonomik kriz, COVID-19 pandemisi, deprem ve diğer afetler gibi olaylar, doğurganlık hızlarının düşmesinde önemli rol oynadı. Uzun bir süredir devam eden ve pandemi ve deprem ile daha da derinleşen ekonomik krizin doğurganlık üzerindeki etkisi daha kalıcı ve bir kuşağın doğurganlık tercihleri üzerinde daha belirleyici olmaya adaydır.

Türkiye’de Doğurganlığın Düşmesinin Nedenleri Nelerdir?

Türkiye'de doğurganlık hızlarındaki düşüş, sadece dönemsel değişimlerle açıklanamayacak bir dizi karmaşık faktörden kaynaklanmaktadır. Öncelikle, zamanlama etkisi olarak adlandırılan, kadınların çocuk sahibi olma yaşlarının ilerlemesi, doğurganlık hızlarının düşmesine neden olmaktadır. Ayrıca, büyüklük etkisi olarak bilinen, bireylerin sahip oldukları çocuk sayısındaki azalma da doğurganlık hızlarının düşüşüne katkıda bulunmaktadır. Kuşaklararası farklılıklar göz önüne alındığında, önceki nesillere kıyasla, genç kuşaklar daha az çocuk sahibi olmayı tercih etmektedir. Bu tercihlerde ekonomik belirsizlikler, yaşam standartlarındaki değişimler ve çocuk yetiştirme maliyetlerindeki artış gibi faktörler önemli rol oynamaktadır. Dolayısıyla, Türkiye'de doğurganlık hızlarındaki düşüş, sadece dönemsel etkilerle değil, aynı zamanda doğurganlığın büyüklüğü ve zamanlamasıyla da yakından ilişkilidir.

Düşük Doğurganlık Nüfusun Azalması veya Nüfusun Yaşlanması Anlamına Gelir mi?

Düşük doğurganlık, her zaman nüfus azalması anlamına gelmez. Türkiye’de nüfus artışı devam etmektedir, ancak azalan doğurganlık hızlarıyla birlikte nüfustaki artış hızının yavaşladığı bir gerçektir. Doğurganlığın yenilenme düzeyinde olduğu 2014 yılında Türkiye nüfusu 77,7 milyon iken doğurganlığın azaldığı 10 yıl boyunca nüfus büyüklüğü artmaya devam etti ve 2023 yılında 85 milyonun üzerine çıktı. TÜİK 2018 nüfusunu ve doğurganlık düzeyini temel aldığı nüfus projeksiyonlarının düşük nüfus senaryosunda 2050 yılında 100 milyon yaklaşan bir nüfus öngörülmüştü. Ancak doğurganlık düşüşü bu projeksiyonlara göre daha hızlı gerçekleşti. Bugünün nüfusu ve doğurganlık düzeyi dikkate alındığında 2050 yılına kadar nüfusun artmaya devam etmesini ve 93 milyon civarına ulaşmasını bekleniyoruz. Nüfus azalması, ancak doğurganlık hızlarının uzun bir süre düşük seyretmesi durumunda ortaya çıkabilir. Şu anda Türkiye’nin nüfusu artmaya devam ediyor ve hala gençler toplam nüfusun önemli bir bölümünü oluşturuyor. Türkiye’de 15 yaş altındaki çocuk nüfusu 18 milyonun üzerinde, 25 yaş altı genç nüfus ise 31 milyonun üzerindedir. Dünyanın başka ülkelerinde olduğu gibi ortalama insan ömrünün uzaması ile yaşlı nüfusun sayısı ve toplam nüfus içindeki oranı her geçen gün artıyor. Güncel rakamlar yaşlı nüfusun payının yüzde 10 düzeyinde olduğunu göstermekte. Ömrün uzamasının yanı sıra doğurganlığın da azalmasıyla yaşlı nüfusun payı daha da artacaktır.

Düşük Doğurganlık Kötü Bir Şey mi?

Nüfusun sadece sayısal büyüklük olarak değerlendirilmesi yeterli değildir. Nüfus niteliksel özellikleriyle birlikte değerlendirildiğinde, nüfus faktörünün etkisini daha gerçekçi bir biçimde tartışabiliriz. Nüfusun büyüklüğüne göre yapılan değerlendirmelerin yüzyıl önceki teknolojinin gereklerine göre yapılamayacağını, değişen teknoloji, toplumsal değerler ve ekolojik koşullara göre nüfus büyüklüğü ile ilgili politikalar geliştirilmesi anlamlıdır. Bu çerçevede düşük doğurganlık her zaman olumsuz bir durum olarak değerlendirilmemelidir. Ekolojik denge, kaynakların sürdürülebilir kullanımı ve çevresel etkiler göz önüne alındığında, düşük doğurganlığın olumlu sonuçları olabilir. Ayrıca, nüfus artışının kontrol altına alınması, eğitim, sağlık ve sosyal hizmetlerin kalitesinin artırılmasına yardımcı olabilir. Türkiye gibi genç işsizliğinin yüksek olduğu ülkelerde nüfusun hızlı artmasının ekonomik katkısından söz edemeyiz. Ancak, düşük doğurganlığın uzun vadeli etkilerini de göz önünde bulundurmak ve bu sürecin yönetimini doğru bir şekilde yapmak gerekir.

Düşük Doğurganlığın Tersine Çevrilmesi ve Politika Önerileri

Doğurganlık hızındaki düşüşün tersine çevrilmesi ve yenilenme düzeyine ulaşılması birçok ülkenin karşılaştığı karmaşık ve çok boyutlu bir nüfus meselesidir. Doğurganlık hızlarını artırmayı amaçlayan örneğin, iş-yaşam dengesini iyileştirmeye yönelik politikaların uygulanması büyük önem taşımaktadır. Esnek çalışma saatleri, uzaktan çalışma imkânları ve annelik ve babalık izni gibi düzenlemelerin iyileştirilmesi, çocuk sahibi olmayı düşünen kişilerin kararlarını olumlu yönde etkileyebilir. Sosyal güvencesiz istihdam herkes için önemli bir hak ihlalidir. Özellikle kadınların iş gücüne katılımını teşvik edici politikalar, hanelerin refah seviyelerini artırarak doğurganlık hızlarının yükselmesine katkı sağlayabilir. Ancak bu durum herkes için sosyal güvence kapsamında çalışma ile mümkündür.

Çocuk bakım hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması, doğurganlık hızlarını artırmak için kritik bir öneme sahiptir. Ailelerin çocuk bakım masraflarını azaltmak için sağlanacak destekler veya düşük maliyetli, kaliteli çocuk bakım hizmetleri atılabilecek adımlar arasındadır. Bu tür hizmetlerin yaygınlaştırılması, ebeveynlerin hem iş hayatına devam etmelerini hem de çocuk sahibi olmalarını daha cazip hale getirebilir. Konut politikalarının gözden geçirilmesi ve ailelerin daha uygun koşullarda yaşamasını sağlayacak düzenlemeler hane refahını olumlu yönde etkileyebilir. Uygun fiyatlı konutların sağlanması, genç çiftlerin ev sahibi olmalarını kolaylaştırarak çocuk sahibi olma kararlarını olumlu yönde etkileyebilir. Ayrıca, ailelerin yaşam standartlarını yükseltecek sosyal yardımların artırılması da doğurganlık hızlarını artırmada önemli bir rol oynayabilir.

Eğitim politikalarının doğurganlık hızları üzerinde önemli bir etkisi vardır. Özellikle gençlere aile planlaması ve cinsel sağlık konularında verilen eğitimler, bireylerin bilinçli kararlar almasını sağlayarak meydana gelen gebeliklerin planlı ve sağlıklı olması hedeflenebilir. Doğurganlık hızındaki düşüşleri engelleyebilmek için kültürel ve sosyal politikalar da önem taşımaktadır. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin hayata geçirilmesini sağlayacak yasal düzenlemeler ve politikalar, kadınların hem iş hayatında hem de aile içinde aktif ve eşit roller üstlenerek iş-yaşam dengelerini sağlıklı bir biçimde kurmalarını sağlayabilir.

Politikaların etkin bir şekilde uygulanması ve toplumun her kesimine ulaşmasının sağlanması, düşük doğurganlık hızlarının tersine çevrilmesinde önemli bir adım olacaktır. Politika geliştirme süreçlerine ve karar alma mekanizmalarına kadınların ve toplumun çeşitli kesimlerinin aktif katılımı sağlanmalıdır. Bu, politikaların daha kapsayıcı ve etkili olmasını belirleyecektir. Ayrıca, politikaların uygulanması sırasında insan haklarına saygı gösterilmeli ve bireylerin özgür iradelerine müdahale edilmemelidir.

Politikaların başarısını değerlendirmek için düzenli olarak hak temelli izleme ve değerlendirme çalışmaları yapılmalıdır. Bu çalışmalar, politikaların etkisini ölçmek ve gerektiğinde iyileştirici önlemler almak için önemlidir. Ayrıca, politikaların uygulanması sırasında yerel ve uluslararası norm ve standartlara uyulmalıdır. Özellikle kadın hakları ve insan hakları konusundaki uluslararası sözleşmelere uygun politikalar geliştirilmelidir.

Sonuç olarak, Türkiye’de düşük doğurganlık önemli bir demografik değişimdir ve bu değişim çeşitli dönemsel nedenlere de bağlı olarak ortaya çıkmıştır. Ancak bu durumun tüm bölgelerde ve toplumun çeşitli kesimlerinde bir arada yaşanması üzerinde durulması gereken bir konudur. Düşük doğurganlık her zaman nüfusun azalması anlamına gelmez ve bazı durumlarda olumlu sonuçlar da doğurabilir. Ancak, süreç yönetimi doğru bir şekilde yapılmalı ve politikalar insan ve kadın haklarına saygılı bir şekilde uygulanmalıdır. Bu sayede, Türkiye’nin demografik yapısı sürdürülebilir bir şekilde yönetilebilir ve toplumun refahı artırılabilir.

Nüfusbilim Derneği, 11 Temmuz 2024

YAŞLILARLA YAŞAMAK

Fındıklı Belediyesi ve Nüfusbilim Derneği olarak 13 Temmuz 2024 Cumartesi günü "Yaşlılarla Yaşamak" konulu bir panel/söyleşi düzenliyoruz. Sizleri aramızda görmekten mutluluk ve onur duyarız.

Tarih: 13 Temmuz Cumartesi
Saat: 17.00
Yer: Hayati Aykut Parkı / Fındıklı - RİZE

DUYURU | Nüfusbilim Derneği 10. Genel Kurulu

Nüfusbilim Derneği Genel Kurulu 30 Mart 2024 Cumartesi günü gerçekleştirilmiştir. Yeni Yönetim Kurulu’nun görev dağılımına aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

YÖNETİM KURULU
• Helga Rittersberger-Tılıç (Yönetim Kurulu Başkanı)
• Mehmet Akın Atauz (Y.K. Başkan Yardımcısı)
• Enver Taştı (Genel Sekreter)
• Alanur Çavlin Bircan (Sayman)
• Şebnem Beşe Canpolat (Üye)

DENETLEME KURULU
• Kezban Çelik
• Ece Koyuncu
• Seda Usubütün

YÖNETİM KURULU (Yedek)
• Ahmet Sinan Türkyılmaz
• Barış Mutluay
• Aytül Tamer Torun
• Simay Hurşidi Çakır
• Büşra Göktürk

DENETLEME KURULU (Yedek)
• Kardelen Güneş
• Yaser Koyuncu
• Hilal Arslan

DUYURU | Cumhuriyetin 100. Yılında Türkiye Nüfusu Seminerleri (3)

Değerli Üyelerimiz,

Cumhuriyetin 100. Yılında Türkiye Nüfusu Seminerleri kapsamında üçüncü seminerimiz "Nüfusbilim Araştırmalarında Nitel Yaklaşımın Yeri ve Önem” temasıyla 30 Mart 2024 Cumartesi günü Saat 13:00-15:00 arasında ODTÜ Mezunları Derneği Vişnelik Tesisleri Toplantı Salonunda yapılacaktır.

Prof.Dr. Alanur ÇAVLİN BİRCAN moderatörlüğünde konuşmacı Prof.Dr. Belma AKŞİT katılımıyla gerçekleştirilecek olan seminerde farklı dönemlerden nitel araştırmacıların demografik bilgiye ve demografik teoriye katkısı tartışılacaktır.

Sınırlı sayıda katılımcı ile gerçekleştirileceği için lütfen katılım durumunuzu 27 Mart 2024 tarihine kadar Derneğimizin nufusbilim@gmail.com e-posta adresine bildirmenizi rica ederiz.

Seminere katılımınızı bekler, iyi günler dileriz.

Nüfusbilim Derneği Yönetim Kurulu

DUYURU | Cumhuriyetin 100. Yılında Türkiye Nüfusu Seminerleri (2)

Değerli Üyelerimiz,

Cumhuriyetin 100. Yılında Türkiye Nüfusu Seminerleri kapsamında ikinci seminerimiz "Tarihsel Demografi Ortaçağ Doğu Coğrafyasında (Orta Asya, İran, Mezopotamya ve Anadolu) Göçlerle İlgili Deskriptif / Spekülatif Düşünceler” temasıyla 13 Ocak 2024 Cumartesi günü Saat 13:30’da Mebusevleri, Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi 9/5 Çankaya adresinde Sosyoloji Derneği Toplantı Salonunda yapılacaktır.

Moderatörlüğünü Nüfusbilim Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Enver TAŞTI'nın yapacağı seminerin konuşmacısı Şehirci ve Bölge Plancısı Nüfusbilim Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Akın ATAUZ.

Bu seminerde, zaman perspektifi biraz daha geniş tutularak ve daha geniş coğrafyalar dikkate alınarak,bugün dünyada gözlemlenen ve giderek daha ciddi boyutlara doğru evrilmesi söz konusu olabilecek göç olgusunu (evrensel bir olgu olarak) tartışma arayışı ağır basmaktadır.

Sınırlı sayıda yer olması nedeniyle gerekli organizasyonun yapılabilmesi için katılım durumunuzun 12 Ocak 2024 tarihine kadar Derneğimizin nufusbilim@gmail.com e-posta adresine bildirmenizi önemle rica ederiz.

Seminere katılımınızı bekler, iyi günler dileriz.

  • Ayrıca, seminer sonunda küçük bir yılbaşı kokteylimiz olacak.

DUYURU | Cumhuriyetin 100. Yılında Türkiye Nüfusu Seminerleri (1)

Değerli Üyelerimiz,

Cumhuriyetin 100. Yılında Türkiye Nüfusu Seminerleri kapsamında ilk seminerimiz “Geçmişten Geleceğe Nüfus Alanındaki Veri Kaynakları” temasıyla 25 Kasım 2023 Cumartesi günü Saat 13:30’da Mebusevleri, Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi 9/5 Çankaya adresinde Sosyoloji Derneği Toplantı Salonunda yapılacaktır.

Dr. Şebnem BEŞE CANPOLAT moderatörlüğünde konuşmacılar; Prof.Dr. A. Sinan TÜRKYILMAZ ve Dr. Cenker Burak METİN katılımı ile yapılacak olan seminerde "Nüfus ile ilgili istatistiklerin" elde edilmesinde kullanılan veri kaynaklarında Türkiye'de meydana gelen değişim, gündeme gelen yeni veri kaynakları ve kavramları tartışılacaktır.

Sınırlı sayıda yer olduğu için katılım durumunuzu 23 Kasım 2023 tarihine kadar Derneğimizin nufusbilim@gmail.com e-posta adresine bildirmenizi önemle rica ederiz.

Seminere katılımınızı bekler, iyi günler dileriz.

Nüfusbilim Derneği Yönetim Kurulu

DUYURU | Ferhunde Özbay Makale Yarışması Sonuçlandı

Ferhunde Özbay Makale Yarışması Sonuçları

Sevgili Dernek Üyelerimiz,

Ferhunde Özbay hocamızı anısına düzenlenen Ferhunde Özbay Makale Yarışması Bilim Kurulu, ödül için başvuran makaleleri değerlendirmiş, bu değerlendirme sonucunda ödülün iki başvuru arasında eşit olarak paylaşılmasına karar vermiştir. Bununla beraber, Ödül Yarışmasına katılan tüm yazarlara Ferhunde Hocanın iki kitabı hediye edilmesine karar verilmiştir.

Ödülün; "Whose Bodies Matter: Space, Women, and Disability in Turkey" başlıklı makale çalışması ile Mine Egbatan ve İdil Seda Ak ve "Mücerret Sosyal Formlar ve Medeniyet: Geç Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Nüfus Düşüncesinin Kategorik Fenomenleri" başlıklı makalesi çalışması ile Bahtiyar Mermertaş'e verilmesi uygun görülmüştür. Makale yazarlarını tebrik eder, bu alandaki çalışmalara katkı sağlamasını dileriz.

Ayrıca, ödül kazanan iki makalenin temel sonuçlarını; Dernek üyelerimiz ve ilgili kişiler ile paylaşmak üzere 18 Mart veya 25 Mart 2023 Cumartesi günü Saat 11:00-12:00 arasında bir webinar düzenlenmesi planlanmıştır.

Söz konusu webinar’ın tarih ve zamanı netleşince sizlere duyurulacaktır.

Bilgilerinize sunar, iyi günler dileriz.

Nüfusbilim Derneği Yönetim Kurulu

DUYURU | Ferhunde Özbay Makale Yarışması 2022

Türkiye’nin ilk demograflarından olan Ferhunde Hocamız 1969 yılında Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü’nde yüksek lisansını tamamladıktan sonra 1970 yılında Princeton Üniversitesi ve Michigan Üniversitesi'nde sosyoloji ve demografi alanında çalışmalarda bulunmuştur. Sosyoloji doktorasını Cornell Üniversitesi’nde 1975 yılında tamamlamıştır. 1975-1979 yılları arasında yeniden Nüfus Etütleri Enstitüsü’nde çalışmış, 8 Nisan 2015’de vefatından kısa bir süre öncesine dek öğretim üyesi olduğu Boğaziçi Üniversitesi’nde ders vermeye devam etmiştir. Nüfusbilim, göç, aile, kadın emeği, kent, sosyal tarih alanlarında Women, Family and Social Change (1990), Küresel Pazar Açısından Kadın Emeği ve İstihdamı: Türkiye Örneği (1998), Türkiye’de Evlatlık Kurumu: Köle mi Evlat mı? (1999), Türkiye’de Nüfus ve Kalkınma (2001) ve makalelerinin derlendiği Dünden Bugüne Aile, Kent ve Nüfus (2015) gibi birçok çalışmaya imza atmıştır.

Ferhunde Hoca, Nüfus Etütleri Enstitüsü’nde birlikte çalıştığı hocası Prof. Dr. Nusret H. Fişek’in 1992’de vefatının ardından şöyle yazmıştı:

Bilimde yaşa ve titre göre hiyerarşi olmaması gerektiğini, özgür bir düşünme ve tartışma ortamının ne kadar geliştirici olduğunu öğrendim. Gençlere özgüven vermenin başka bir yolunun olmadığını öğrendim. Şimdi bu öğrendiklerimi öğrencilerime aktarmaya çalışıyorum ve yaşım ilerledikçe genç kuşaklarla tartışmanın bana da ne kadar yararlı olduğunu görüyorum.”

Ferhunde Hoca, her zaman genç bilim insanları ile birlikte düşünen, tartışan ve üreten bir akademisyen olmuştur. Nüfusbilim Derneği'nin kuruluşundan itibaren üyesi olan Ferhunde Hoca Derneğimizin birçok çalışmasına destek vermiştir. Bu doğrultuda Nüfusbilim Derneği olarak Türkiye'de nüfusbilim alanına katkı sağlayan genç sosyal bilimcileri teşvik etmek amacıyla 2018 yılından beri makale ödülü vermekteyiz. İki yılda bir verilen Nüfusbilim Derneği Ferhunde Özbay Makale Ödülü kapsamında nüfusbilim alanında yazılmış özgün makaleler değerlendirmeye alınmaktadır.

Ferhunde Özbay Makale Ödülü Yarışması Başvuru Koşulları

  • Yarışma sosyal ve beşeri bilimlerin tüm alanlarından yüksek lisans ve doktora öğrencilerine veya mezuniyetleri üzerinden en fazla 3 yıl geçmiş genç bilim insanlarının katılımına açıktır.
  • Eserler tek yazarlı veya birden çok yazarlı olabilir ancak ilk isim yukarıdaki koşulu sağlamalıdır.
  • Yazar, tek yazarlı ise bir makale ile; çok yazarlı ise sadece bir makalede ilk isim olarak başvurabilir. 
  • Eserin nüfusbilim alanına özgün bir araştırma, analiz veya kuramsal değerlendirme ile katkı sağlıyor olması gerekmektedir.
  • Yarışmaya katılacak makaleler daha önce yayımlanmamış olmalı, sonuçlar açıklanıncaya kadar da yayımlanmamalıdır. Makaleler yüksek lisans ve doktora tezlerinden üretilmiş olabilir.
  • Makale (9500 kelimeyi geçmeyecek şekilde), makalenin özeti (500 kelimeyi geçmeyecek şekilde), başvuru sahibinin özgeçmişi ve iletişim bilgilerini içeren word dosyaları ferhundeozbayodulu@gmail.com e-posta adresine gönderilmelidir.
  • Yarışmaya katılan tüm makaleler Nüfusbilim Derneği Yönetim Kurulu üyeleri, Dernek üyeleri, nüfusbilimi ve sosyal bilim alanında çalışan bilim insanlarından oluşturulan Bilim Kurulu tarafından değerlendirilir. 

2022 Ferhunde Özbay Makale Ödülü Yarışması Bilim Kurulu
• Akın Atauz
• Cenk Özbay
• Helga Rittersberger-Tılıç
• Sema Erder
• Şemsa Özar

Önemli Tarihler

Son Başvuru Tarihi:
16 Aralık 2022

Sonuçların Açıklanması:
16 Ocak 2023

  • Makale Yarışması’nın 2022 yılı ödülü 10.000 TL olarak belirlenmiştir. İkinci ve üçüncü seçilen araştırmacılara kitap ödülü verilecektir.

DUYURU | Nüfusbilim Derneği Genel Kurulu

Nüfusbilim Derneği Genel Kurulu 9 Nisan 2022 Cumartesi günü gerçekleştirilmiştir.

Yeni Yönetim Kurulu’nun görev dağılımına aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

YÖNETİM KURULU
• Helga Rittersberger-Tılıç (Yönetim Kurulu Başkanı)
• Mehmet Akın Atauz (Y.K Başkan Yardımcısı)
• Enver Taştı (Genel Sekreter)
• Şebnem Beşe Canpolat (Sayman)
• Alanur Çavlin Bircan (Üye)

DENETLEME KURULU
• Kezban Çelik
• Barış Mutluay
• Seda Usubütün

YÖNETİM KURULU (Yedek)
• Ceren Topgül Samur
• Aytül Tamer Torun
• Zehra Yayla Enfiyeci
• Eda Purutçuoğluı
• Ahmet Sinan Türkyılmaz

DENETLEME KURULU (Yedek)
• Kardelen Güneş
• Yaser Koyuncu
• Mehmet Doğu Karakaya

DUYURU | Türkiye'de Nüfus • Şebnem Beşe Canpolat

Kurucu üyelerimizden Şebnem Beşe Canpolat'ın TÜRKİYE'DE NÜFUS kitabı TİAV yayınlarında.

Bu çalışma, Türkiye nüfusunun mevcut demografik yapısı ve sosyoekonomik özelikleri ile bu yapıda meydana gelen değişimleri anlatmayı konu almaktadır.
Bu çalışmanın temel amacı Türkiye’nin nüfus yapısını, bu yapıya etki eden faktörleri ana hatlarıyla bu alanda uzman olmayan kişilerin de anlamasını sağlayacak ve ilgisini çekecek düzeyde anlatmaktır.

Yazar’ın 2012 yılı Ekim ayından beri Daire Başkanlığı görevini yürüttüğü Türkiye İstatistik Kurumu Demografi İstatistikleri Daire Başkanlığının ürettiği istatistiklerin, okuyucunun istifadesine yönelik olarak olabildiğince anlaşılabilir ve yorumlanabilir düzeye getirilmeye çalışılması, düzenlenmesi ve yorumlanması yöntemiyle ortaya çıkmıştır.

Canpolat, Ş. B. (2019) Türkiye'de Nüfus,
Ankara TİAV ISBN: 9786058151383

DUYURU | Haber Global

Dernek üyemiz Sn. Prof. Dr. Sinan Türkyılmaz'ın 04 Şubat 2022 tarihinde TÜİK tarafından yayımlanan
ADNKS 2021 sonuçları hakkındaki değerlendirmesine ulaşabilirsiniz:

DUYURU | Metis Kitap

Hazırlayanların arasında 2020 yılı Nüfusbilim Derneği Ferhunde Özbay Makale Ödülü sahibi Taylan Acar'ın da bulunduğu ve derneğimiz üyelerinin yazarları arasında olduğu "Emek, Beden, Aile TÜRKİYE'DE KADINLIK HALLERİ" başlıklı kitap Metis Yayınlarından yayınlandı.

Hazırlayanlar: Taylan Acar, Şemsa Özar
Yayıma Hazırlayan: Müge Gürsoy Sökmen
Kapak Resmi: Helen Frankenthaler
Katkılar: Aslı Çoban, Ayşe Abbasoğlu Özgören, Faruk Keskin, İsmet Koç, Merve Kütük-Kuriş, Şemsa Özar, Taylan Acar, Z. Selen Artan-Bayhan, Zehra Yayla Enfiyeci, Zuhal Esra Bilir
Kapak Tasarımı: Emine Bora
Kitabın Baskıları: 1. Basım: Mart 2021

Ferhunde Özbay Anısına hazırlanan bu kitap, 9 Mart 2018'de Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü ev sahipliğinde düzenlenen “Birinci Ferhunde Özbay Anma Konferansı: Türkiye’de Aile, Evlilik ve Kadın İstihdamı” başlıklı konferansta yapılan sunumların yeniden kaleme alınarak bir araya getirildiği makalelerden oluşuyor.

Ferhunde Özbay göç, gençlik, demografik davranışlar, kadın bedeni ve emeği alanında yaptığı çalışmalarla ve Türkiye toplumunun demografik yapısının zaman içinde nasıl değiştiğini siyasi iktidarın toplumu şekillendirme hedefi çerçevesinde inceleyerek Türkiye’deki sosyal bilimlere fevkalade önemli bir katkı sağlamıştır.

Bu derlemede, Ferhunde Özbay’ın kadın ve aile ekseninde yürüttüğü çalışmalarıyla açılan yoldan ilerleyen genç kuşak araştırmacılar, kadınların özgürleşme sorununun sosyal bilimler açısından olduğu kadar, toplumsal yaşamın sürdürülebilirliği açısından da ne kadar tayin edici bir yerde durduğuna ışık tutuyor; Türkiye’nin bu bağlamda içinden geçtiği güncel süreci farklı kavramsal yaklaşımlar ve metodolojilerle ele alıyorlar. Hepsi kariyerlerinin başlarında olan yazarlar sayesinde Ferhunde Özbay’ın mirasının emin ellerde olduğuna şüphe yoktur.

Sosyal bilim anlamında hepimize, insani ve akademik alanda öğrencilerine, meslektaşlarına ve çevresindekilere her zaman ilham ve güç vermiş sevgili Ferhunde Özbay’ı saygı ve minnetle anıyoruz.

İÇİNDEKİLER

Sunuş
40 Yıl Önce 40 Yıl Sonra Türkiye’de Kadın Emeği
Şemsa Özar

Giriş
Yirmi Birinci Yüzyılda Türkiye’de Kadın Sorunu
Taylan Acar

Türkiye’de Kadın İstihdamının Önündeki Demografik Zorluklar: Doğurganlık Davranışları ve Bağlam
Ayşe Abbasoğlu Özgören

İmkânsız Yakınlık: AVM'lerde Kurulan Satış Görevlisi Müşteri İlişkisi
Zuhal Esra Bilir

Zamanın Müteşebbis Ruhunun Peşinde Anne ve Eş Olmak:
Moda Tutkunu Genç Mütedeyyin Kadınların İş ve Aile Hayatı Deneyimleri
Merve Kütük-Kuriş

Türkiye’de İmam Nikâhı Yaygınlığının Evlilik Kuşaklarına Göre Değişimi: Hayat Tablosu Analizi
Faruk Keskin, Zehra Yayla Enfiyeci, İsmet Koç

Kadınlar Boşanma Hakkının Neresinde:
İki Kuşaktan Kadın İlkokul Öğretmeninin Anlatılarında
Boşanma ve Kadının Güçlenmesi
Aslı Çoban

ABD’ye Göç ve Toplumsal Cinsiyet: Roller, Normlar, Sınırlar
Z. Selen Artan-Bayhan

Kaynakça
Katkıda Bulunanlar

DUYURU | TEDÜ Göç Çalışmaları

Derneğimiz Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü Sosyal Araştırma Yöntemleri Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Dr. Hilal Arslan’ın ‘’Suriyeli Göçmenlerin Nesnel ve Öznel İyilik Hali’’ adlı konuşması 18 Ocak 2022 tarihinde
TEDÜ Göç Çalışmaları Yüksek Lisans Programı kapsamında gerçekleşti.

DUYURU | TÜİK Verileri

Dernek başkanımız ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi
Prof. Dr. Sutay Yavuz açıklanan TÜİK verileri ile ilgili olarak Haber Global TV kanalının sorularını cevaplandırdı.